Ana SayfaMakaleKronik Böbrek Hastalığında Akciğer Disfonksiyonu ve Mortalite

Kronik Böbrek Hastalığında Akciğer Disfonksiyonu ve Mortalite

Kronik Böbrek Hastalığında Akciğer Disfonksiyonu ve Mortalite

Kronik böbrek hastalığında (KBH) akciğerler (AC) ciddi derecede etkilenmektedir. Ulusal Sağlık ve Beslenme İnceleme Araştırması’na göre KBH evre1-4 hastalarında AC disfonksiyonu; restriktif AC hastalarında %10, obstrüktif hastalarda da %16’ya yükselmiştir. Glomerüler filtrasyon hızı (GFR) düştükçe; sıvı atılımında azalma, metabolik, kardiyovasküler değişiklikler nedeniyle pulmoner ödem ve solunum kas disfonksiyonu görülmektedir. Genel olarak bakıldığında da AC disfonksiyonu kardiyovasküler morbidite ve mortaliteye önemli bir risk teşkil etmektedir.

Yapılan çalışmalardan birinde, azalmış zorlu vital kapasite (FVC); diyalize girmeyen evre-5 KBH hastalarında mortalite riskinin artmasıyla ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bir başka çalışmada da düşük birinci saniyedeki zorlu ekspiratuar hacmin (FEV1) diyalize giren hastalarda mortalite için herhangi bir risk oluşturmamıştır.

  • Pulmoner disfonksiyon ve mortalite arasındaki ilişki farklı GFR arasındaki ilişki tam olarak netliğe kavuşmuş değildir ancak bu konuda yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.

Materyal-Yöntem

KBH hastalarının AC fonksiyonları spirometre ile değerlendirilmiş ve çalışmaya; GFR’ye göre; n= 31(G1), n= 46 (G2), n= 33 (G3),n=49 (G4), n=245 (G5) toplam 404 kişi dahil edilmiş ve kontrol- tedavi grubu olarak iki gruba ayrılmıştır. Evre 1-2 kontrol grubu, evre 3-4-5 ise tedavi grubuna alınmıştır. Bütün hastalara spirometrik, antropometrik, biyokimyasal ve klinik ölçümler yapılmıştır. Bu hastalar 5 yıl boyunca izlenmiş ve 1-2 yılda bir başlangıç ölçümleri tekrarlanmıştır.

Çalışmadan 18 yaşından küçük, akut böbrek yetmezliği ve akut enfeksiyon belirtileri olan hastalar dışlanmıştır.

Kronik böbrek hastalığında hastalarının AC fonksiyon değerlendirmeleri hastalara ve durumlarına göre 1-2 yılda bir tekrarlanmış, başlangıçta evre 1-5 hastaları konservatif olarak tedavi edilirken bu 1-2 yıl içinde G5 hastalarının diyalize başladığı görülmüştür.

Değerlendirme

FEV1, FVC, Pik Ekspiratuar Akış (PEF) spirometre ile pulmoner fonksiyon ve kas gücü değerlendirilmiştir. Biyokimyasal değerlendirmede, HDL, kolesterol, kalsiyum-fosfat düzeyleri, hemoglobin, kreatinin ve albümin analizleri yapılmıştır. Tüm bireyler klinik ve biyokimyasal özellikleri göz önünde bulundurularak AC hastalığına göre obstrüktif-restriktif ve normal olarak üç gruba ayrılmış ve bu gruplar arasında yaş, cinsiyet benzer seyrederken; restriktif AC hastalığı olan KBH hastalarında daha sık komorbidite, daha yüksek inflamasyon belirteçleri, düşük fiziksel aktivite görülmüştür.

Bu çalışmalardan çıkan bir diğer sonuç da daha yüksek GFR seviyesine sahip hastalar daha düşük FEV1, FVC, PEF’ sahipken FEV1/FVC benzerlik göstermiştir. Özellikle obstrüktif ve restriktif AC disfonksiyonu ilerlemiş KBH (GFR 4-5) hastalarında yaygın bulunmuştur. Bunlara ek olarak DM (diabetus mellitus) hastaları DM olmayan hastalara göre daha sıklıkla komorbid olduğu görülmüştür ancak obstrüktif AC bozukluğunun mortalite le bir ilgisinin olmadığı sonucu bulunmuştur. Serebrovasküler hastalığı olan hastaların kardiyovasküler hastalığı (KVH) olanlara göre yaşları daha ileri ve daha düşük FEV1, FVC’ye sahip olduğu görülmüştür. GFR-5 hastalarında 1-2 yıl arayla yapılan pulmoner değerlendirme başlangıçtaki ölçümle hemen hemen aynı kalmıştır ve anlamlı bir değişim görülmemiştir. Renal replasman tedavisi gören KBH GFR’ye göre evre-5 hastalarında da replasman sonrası AC fonksiyonlarında herhangi bir değişiklik olmamıştır. Buradan da FEV1, FVC seviyeleri hastaların konservatif, hemodiyaliz (HD) veya periton diyalizi veya replasman tedavisi görmelerinden bağımsız olmuş ve benzerlik gösterdiği görülmektedir. 

Sonuç

Bu yapılan çalışmada AC disfonksiyonu; KHB hastalarında bilinen bir komplikasyon olmamasına rağmen GFR ile AC disfonksiyonunun prevelansı ve klinik sonuçları detaylı bir şekilde araştırılmamıştır. Tüm GFR evrelerini dahil eden ve bu hastaların %6’sının daha önceden var olan klinik durumu stabil bir AC hastalığı olan 404 bireyi inceleyen bu çalışmada; KBH olanlar arasında AC disfonksiyonun klinik durumda üzerindeki olumsuz sonucun ve komorbiditelerin; restriktif AC disfonksiyonundan kaynaklandığı yordanmıştır.

Sonuç olarak bu çalışmada obstrüktif AC fonksiyonunun yaygınlığı GFR 1-5 arasında restriktif AC fonksiyonlarına göre daha az artmıştır. Genel popülasyona bakıldığında da azalmış FEV1, FVC ve artmış KVH varlığı KBH hastalarında yüksek mortalite ile ilişkilidir. Yine KBH ve mortalite arasındaki ilişki ile sigara arasındaki ilişkiyi inceleyen bir kohort çalışmasında da ; KBH hastalarında bozulmuş AC fonksiyonun sigaradan bağımsız olarak KVH mortalitesi ile ilişkili olduğu bulunmuştur. KBH hastalarında FEV1, FVC değerlerindeki azalma yüksek mortalite ile ilgili iken; diyalize gire KBH hastalarında düşük FEV1 değerinin mortalite ile ilgisini görülmemiştir.

Özetlemek gerekirse; bozulmuş AC fonksiyonu, özellikle restriktif AC disfonksiyonu, böbrek yetmezliğinin ciddiyeti, protein kaybı varlığı, inflamasyon varlığı, 5 yıllık değerlendirme sonucunda KVH ilişkili mortalitenin; ilerlemiş KBH ile ilişkili olduğu sonucun ayrılmıştır. KBH hastaları üzerinde, akciğer disfonksiyonunun nedenleri ve sonuçları, özellikle de restriktif AC fonksiyonu üzerine etkisini daha detaylı incelemek için daha geniş KBH kohortlarında yapılacak çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Referanslar:
Mukai, H., Ming, P., Lindholm, B., Heimbürger, O., Barany, P., Stenvinkel, P., & Qureshi, A. R. (2018). Lung dysfunction and mortality in patients with chronic kidney disease. Kidney and Blood Pressure Research, 43(2), 522-535.

Döndü İriş
Ben Fizyoterapist Döndü İriş. 2013 yılında Yavuz Sultan Selim Fen Lisesi'nden, 2018 yılında da Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümünden mezun oldum. 2019 yılında aynı üniversitede Kardiyopulmoner Rehabilitasyon Tezli Yüksek Lisans Programı'nı kazandım, eğitimim halen devam etmektedir. 2016 yılında 1.si düzenlenen ve 2017 yılında da 2.si düzenlenen Solunum Fizyoterapisi ve Pulmoner Rehabilitasyon Sempozyumu'na katıldım. 2018 yılında Dorn Metod Terapi kursu ve Obezite Tanı ve Tedavi kursunu aldım. Kardiyopulmoner rehabilitasyon, nörolojik rehabilitasyon, yoga, pilates ve sporla ilgiliyim. Yeni bilgiler edinmeyi seven mesleğine aşık bir fizyoterapistim.

SOSYAL MEDYA

338BeğenenlerBeğen
8,635TakipçilerTakip Et
1,824TakipçilerTakip Et

POPÜLER YAZILAR

SON PAYLAŞILAN YAZILAR