Ana SayfaGeriatriYaşlı Yetişkinlerde Kronik Ağrı ve Fizyoterapi

Yaşlı Yetişkinlerde Kronik Ağrı ve Fizyoterapi

Yaşlı yetişkinlerde (>65 yaş) kronik ağrı sıkça karşımıza çıkan bir sorundur. Çoğunlukla sakatlıkla ilişkilidir. Yaşlı yetişkinlerde kronik ağrının hareketliliği azaltması, depresyon ve anksiyeti gibi durumları oluşturması muhtemeldir. Ayrıca ailevi ve sosyal ilişkileri olumsuz etkiler. Yaşlı yetişkinlerde rastlanan nöromüsküler veya bilişsel bir bozukluğun varlığı nedeniyle hasta iletişiminde zorluklar açığa çıkartır.

Kronik ağrı prevalans oranlarının yaşa göre değiştiğini orta yaş ve üstü grubun kronik ağrısı olan yüksek riskli bir hasta grubu olabileceği araştırmalar sonucu ortaya konmuştur. Yaşlı yetişkinlerde kronik ağrının tedavisi zor olduğundan ağrı oluşumunu farmakolojik ve girişimsel müdahaleleri, fiziksel rehabilitasyonu içeren çok yönlü bir yaklaşım olmalıdır.

Yaşlı Yetişkinlerde Kronik Ağrının Yaygın Nedenleri

Yaşlı yetişkinleri etkileyen en yaygın ağrılı durumlar artrit ile ilgilidir. Ancak ağrıya yol açan kronik sistemik hastalıkların (diyabetik komplikasyonlar, kansere bağlı ağrı, inme sonrası ağrı gibi) varlığı yaşlı bireyler arasında yüksektir. Bununla ilgili yapılan bir çalışma şöyledir:

Genç, orta yaşlı ve yüksek yaşlı 3 grup toplam 4000 Norveç vatandaşına ağrı, yaşam kalitesi, ruh hali ve demografik ve sağlıkla ilgili değişkenleri ölçen bir anket gönderilmiştir. Kronik ağrıya sahip katılımcıların toplam yüzde 60’a yakınının kronik bir hastalığa sahip oldukları gösterilmiştir. En yaygın olanı kas-iskelet sistemi sorunları, kronik ağrı bozukluğu ve osteoartrittir. Daha büyük yaş grubundaki katılımcıların daha uzun süreli ağrı ve daha fazla komorbidite ve daha sık ağrı tedavisi aldığı gözlenmiştir [2].

Yaşlı hastalarda kronik ağrının yaygın nedenlerini sıralayacak olursak; kansere bağlı ağrı, merkezi inme sonrası ağrı, ameliyat sonrası kronik ağrı, diyabetik periferik nöropati, fibromiyalji, miyofasiyal ağrı, kireçlenme, periferik vasküler hastalık (iskemik ağrı), postherpetik nevralji (zona), spinal kanal darlığı ve travmaya bağlı (örn. kalça kırığı) ağrıdır.

Değerlendirme

Yaşlı yetişkinlerde ağrıyı etkili tedavi etmek için iyi bir ağrı değerlendirmesi gerekir. Birçok yaşlı yetişkin, genel popülasyona kıyasla daha fazla sayıda komorbiditeye sahiptir. Ağrıya katkıda bulunan birden fazla tanıya sahip olma olasılığı yüksektir. Yani birden çok ağrı kaynağı dikkate alınmalıdır. Ayrıca yaşlı yetişkinlerin yardımcı testleri yalnızca klinik muayene bulgularına göre yapılmalıdır.

Bilişsel olarak engelli bireylerde ağrının değerlendirilmesi oldukça zordur. Ağrı sorunları genellikle bu kişiler arasında yeterince ele alınmamaktadır. Davranışın gözlemlenmesine dikkat edilmesi ağrı semptomlarının belirlenmesinde yararlı olur. Dile getiremeyen bilişsel engelli yaşlı yetişkinleri anlamayı kolaylaştırır. Davranışsal gözlemler de ağrı; fonksiyonel durum değişiklikleri, başkalarıyla etkileşimler, yüz ifadeleri, sözlü ifadeler ve vücut hareketleri dahil olmak üzere çeşitli şekillerde gösterilebilir. Bu durumda bakım elemanları ve aile ağrı değerlendirmesiyle ilgili doğrudan bilgi sağlayabilirler.

Ağrı; ruh halini, hareketliliği, günlük yaşam aktivitelerini, uykuyu, iştahı, bilişsel bozuklukları ve kilo değişikliklerini etkileyebilir. Ağrı yönetimiyle beraber yaşanılan olumsuz dönüşlerin iyileşmesi beklenir. Tedavi edilmeyen ağrı ise fonksiyonel durumun kötüleşmesine neden olabilir.

Yaşlı Yetişkinlerde Genel Değerlendirmeler

Yaşlı yetişkinlerde kronik ağrı yönetimi; farmakolojik tedavileri, fiziksel ve psikolojik rehabilitasyonu ve girişimsel yaklaşımları kapsar. 

Farmakolojik ajanların seçimi dikkat edilmesi gereken konular arasındadır. Yaşlı yetişkinlerde kronik sistemik hastalıklardan dolayı çeşitli etki mekanizmalarına sahip ilaçların kullanıldığı multimodal tedavi sinerjileri uygulanır. Ancak polifarmasiye (çoklu veya aşırı ilaç tüketimi) katkıda bulunabileceğinden dikkatle yapılmalıdır. Reçete yazan sağlık personeli, yaşlı yetişkinlerdeki çoğu ilacın daha dar terapötik endeksini hesaba katmalıdır. İlerleyen yaş, advers ilaç reaksiyonları riskini artırır.

Yaşlı yetişkinlerde ilaç reçete ederken dikkate alınması gereken iki unsur vardır. Bunlar: farmakokinetik ve farmakodinamik hususlardır. Farmakokinetik değişiklikler arasında emilimin azalması, azalmış karaciğer metabolizması ve azalmış renal eliminasyon yer alır. Farmakodinamik olarak da bilişsel eksiklikler dahil olmak üzere periferik ve merkezi sinir sistemindeki değişiklikler, sinirlerin azalmış miyelinasyonu ve azalmış reseptör yoğunluğunu vardır. Bu durumlar da yaşlı yetişkinlere reçete edilen ilaçların yan etkilerine yatkın hale getirebilir.

Girişimsel Tedaviler

Girişimsel teknikler, oldukça az sistemik yan etkiye sahip tedavileri sunar. Bu durumda farmakolojik müdahalelere göre daha az risklidir. Yaygın girişimsel tedaviler arasında epidural steroid enjeksiyonları, lomber faset enjeksiyonları, perkütan vertebral büyütme, sakroiliak eklem enjeksiyonları ve kalça ve diz eklemi enjeksiyonları vardır. Bu müdahaleler düşük riskli ve yan etkileri de oldukça azdır. Ağrı tedavisinde multidisipliner sistemin parçası olarak dahil edilebilir. Her hastanın kendi durumuna göre revize edilir.

Yaşlı Yetişkinlerde Ağrı Tedavisinde Rehabilitasyon ve Fizik Tedavinin Rolü

Yaş almanın birden fazla fizyolojik sistem üzerindeki etkisi vardır. Uzun süredir devam eden kronik ağrı durumlarında yaşlı bireylerin değerlendirilmesinde bu etki dikkate alınmalıdır. Yaş almadaki en belirgin değişiklikler arasında kas kütlesi kaybı ve sarkopeni süreci ile kuvvet oluşumu yer alır. 

60 yaşından sonra her yıl kas gücün de yüzde 3,5’lik bir azalma olur. Azalmış miyozin ağır zincir proteinleri, 2a liflerin atrofiye uğramasıyla bağlantılıdır. Yaşlanma ile birlikte kas-iskelet sisteminde bazı değişiklikler görülür; bunlar mitokondrinin fonksiyonel düşüşü (dayanıklılığın azalması), agonist-antagonist kas gruplarının birlikte aktivasyonunun artması (azalan tepe kuvveti), omurilikte motor nöron uyarılabilirliğinin azalması ve nöromüsküler kavşak boyunca iletimin azalması gibi hususlardır. Yaşanılan değişikler denge kaybına yol açar. Bu da duruş genişletme, destek süresinin uzaması ve adım arası mesafelerin dengesizlikleriyle sonuçlanır. Yaşanılan bir diğer değişiklikte eklem hareket açıklığının azalması, osteoartritten kaynaklanan kemik kırılganlığı, azalmış kardiyopulmoner uyum ve azalmış duyudur. Oluşabilecek kontraendikasyonlar için dikkatli değerlendirilmeler yapılmalıdır.

Rehabilitasyonun birincil amacı, altta yatan patofizyolojik kökene bakmaktır (örneğin, dejeneratif lomber spondiloz için güçlendirme ve stabilizasyon egzersizleri). Hedef esas fizyolojik, anatomik yapı ve işlev kaybını iyileştirmektir. Bozukluğun iyileştirilmesi mümkün olmadığında, rehabilitasyon bunun yerine hastanın engelliliğini iyileştirmeye odaklanmalıdır.

İyileşmeye uygun durumlarda, rehabilitasyonla kas-iskelet fonksiyonunun iyileştiği ve diğer sonuçların da olumlu olduğu görülmüştür. Dirençli egzersiz odaklı fizik tedavi programları, özellikle yaşlı popülasyonda genel hareketliliği, dengeyi ve fiziksel işlevi iyileştirmede etkilidir. Örneğin, osteoartrit tanısı olan yaşlı yetişkinlerde direnç temelli güçlendirme tedavileri ağrı sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirmiştir. Yüksek yoğunluklu güçlendirme (bir maksimum tekrarın %80’inde 8 tekrar) ve düşük yoğunluklu güçlendirme (bir maksimum tekrarın %50’sinde 13 tekrar) gibi güçlendirme rejimleri uygulanabilir.

Ek olarak; düşük etkili rejimler, Tai-Chi ve Aqua-aerobik gibi, düzenli ve doğru kararda uygulandıklarında dengeyi ve kas-iskelet sistemi işlevini iyileştirebilirler. Ne tür bir rejim önerilirse önerilsin egzersiz yoğunluğunu uygun şekilde artırmak, cesaretlendirmek ve iyi bir takip yapmak yaşlı yetişkini tedaviye bağlayacak unsurlardır. Birçok çalışma gözetimsiz yapılan rehabilitasyonların ilerlemesinde yaşlı yetişkinlerin oldukça isteksiz olduklarını göstermiştir. Toplu alanlarda yapılan egzersiz ve eğitimler bu sonuçları azaltabilir. Toplu egzersizler psikolojik olarak da sosyal etkileşimlerle beraber hastayı olumlu etkiler.

Sonuçlar

  • Yaşlı yetişkinlerde ağrı yönetimi; multimodal ilaçlar, seçilmiş müdahaleler, fizik tedavi, rehabilitasyon ve psikolojik tedavileri içeren multidisipliner bir yaklaşımı içermelidir.
  • Yaşlı yetişkinlerde ilaç seçiminde farmakokinetik, farmakodinamik ve polifarmasi dahil olmak üzere dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır.
  • Fizik tedavi ve psikolojik yaklaşımlar bireye göre şekillendirilmelidir.
  • Yaşlı yetişkinlerde egzersiz programına kişiye göre düzenlenen dirençli egzersizlere de mutlaka yer verilmelidir.

Referanslar:

  1. Schwan, J., Sclafani, J., & Tawfik, V. L. (2019). Chronic pain management in the elderly. Anesthesiology clinics, 37(3), 547-560.
  2. Rustøen, T., Wahl, A. K., Hanestad, B. R., Lerdal, A., Paul, S., & Miaskowski, C. (2005). Age and the experience of chronic pain: differences in health and quality of life among younger, middle-aged, and older adults. The Clinical journal of pain, 21(6), 513-523.
H. Gül Karaboğa
Celal Bayar Üniversitesi mezunu fizyoterapist. Ortopedik rehabilitasyon, geriatrik rehabilitasyon, nörolojik rehabilitasyon, kuru iğneleme, osteopatik manuel terapi, hacamat tedavisi.

SOSYAL MEDYA

338BeğenenlerBeğen
8,635TakipçilerTakip Et
1,824TakipçilerTakip Et

POPÜLER YAZILAR

SON PAYLAŞILAN YAZILAR