Parkinson Hastalığı (PH)

Parkinson Hastalığı Nedir?

Hastalık ilk olarak 1817 yılında İngiliz doktor James Parkinson tarafından “shaking palsy” olarak adlandırılmıştır ve daha sonra Jean Martin Charcot tarafından PH olarak adlandırılmıştır.

Parkinson Hastalığı, bazal ganglionlardaki dopaminerjik yolların etkilenimi ile ortaya çıkan ilerleyici nörodejeneratif bir hareket hastalığıdır.

Parkison Hastalığının Sıklığı

Parkinson Hastalığı (PH) özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkmaktadır. 50 yaşın öncesinde başlaması çok nadirdir ve buna “Jüvenil Parkinsonizm” denir. Erkeklerde ve kadınlarda ortalama 55 yaşında başlar. Ülkemizde görülme sıklığı yaklaşık olarak her 100.000 kişide 111’dir. Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara oranla 1.5 kat daha fazladır.

Etyolojisi

Neden olduğu tam olarak bilinmemektedir fakat yaş, cinsiyet, çevresel ve kalıtsal faktörler hastalığın ortaya çıkmasında etkili olduğu görülmektedir.

Risk Faktörleri

  • Yaşlanma
  • Kuyu suyu tüketimi
  • Tarım İlaçları
  • Erkek cinsiyet
  • Aşırı süt ve süt ürünleri tüketimi
  • Travmatik beyin yaralanmaları
Belirtileri

Motor belirtiler (ana belirtiler) ve motor olmayan belitiler olarak ikiye ayrılmaktadır. Bunlar;

⇒Motor Belirtiler (Ana Belirtiler)
  • Tremor: İstirahat halinde izlenen tremor
  • Bradikinezi: Hareketlerin yavaşlaması
  • Rijidite: Pasif eklem hareketlerini yaptıran kaslarda sertleşme (Kurşun boru; pasif harekete karşı sürekli dirençtir. Dişli çark; pasif harekete karşı kesikli dirençtir.)
  • Postüral İnstabilite: Ayakta durma dengesinin bozulması
  • Akinezi: Ansızın ortaya çıkan birkaç saniye hareketsizliktir (Sıklıkla yürüyüş sırasında bacaklarda oluşur. Özellikle dönme sırasında, yürümeye başlarken, dar yerlerden geçerken görülmektedir.)
⇒Motor Olmayan Belirtiler
  • Ağrı
  • Koku alma bozukluğu
  • REM uyku davranış bozukluğu (geceleri çok canlı rüyalar görüp, etrafındakilere zarar verebilecek vurma gibi bazı hareketlerle ortaya çıkan davranış bozukluğudur)
  • Otonomik sistem bozukluğu (mesane-bağırsak, tansiyon değişiklikleri gibi)
  • Yorgunluk
⇒Diğer Semptomlar
  • Yürüyüş: Yürüyüş yavaşlamış ve adım uzunluğu azalmıştır. Kol salınımları azalmıştır. Öne doğru ve hızlı adımlarla yürüme (Fastinating Gait) vardır.
  • Facial (Yüz) Mobilite: Maske yüz tipiktir
  • Konuşma: Konuşma düşük tonda, yavaş, anlaşılmazdır.
  • El Hareketliliği: El yazısı küçük ve karmaşıktır, kavrama ve bırakma hareketleri etkilenmiştir
Erken Dönem Belirtileri
  • Facial görünüm değişiklikleri (Maske yüz)
  • Kol salınımlarında azalma
  • Flexör postür (öne bükük duruş)
  • Donuk (ağrılı) omuz
  • Sesin yavaşlaması
Geç Dönem Belirtileri
  • Kognitif ve davranış bozuklukları
  • İletişim problemleri
  • Üriner bozukluk
  • GYA (Günlük Yaşam Aktiviteleri) bağımlılık
  • Yürüme ve denge problemleri

Parkinson Hastalığı Tedavisi

Parkinson Hastalığında tedavi seçenekleri 3 ana başlık altında toplanabilir.

1- İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi azalmış dopaminin yerine konmasıdır. Vücutta dopaminin arttırılması hem ağızdan alınan L-Dopa’nın dopaminden başka moleküllere yıkılmasını engelleyen, hem de vücutta hali hazırda sentezlenmiş olan dopaminin nöronlar içinde daha uzun süre kalmasını sağlayan ilaçlarla da sağlanmaktadır. Ağızdan alınan dopamin agonistlerinin yanı sıra özellikle motor donma sorunu olan hastalarda kullanılan küçük bir pompa yardımı ile cilt altına enjeksiyon şeklinde uygulanan ilaçlar da üretilmiştir.

2- Cerrahi Tedavisi

Genel olarak, cerrahi tedaviler ilaçla kontrol altına alınamamış ciddi motor bulguların varlığında veya direkt olarak ilaca bağlı ortaya çıkan ve kontrol edilemeyen motor komplikasyonlar nedeniyle seçilmiş hastalara uygulanmaktadır.

3- Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

Fizyoterapi programları kişiye göre olmalıdır ve her seansta hastanın fonksiyonel seviyesi kısaca değerlendirilerek tedaviye başlanmalıdır.

∇Erken Evre: Bu evrede hastada kısıtlılık ya hiç yoktur ya da çok az vardır. Bu dönemde inaktivite önlenmeli, hareket korkusu ve düşmenin önlenmesi sağlanmalı ve kas kuvveti artırılmalıdır.

∇Orta evre: Bu evrede bulguların derecesi ve hareket kısıtlılığı artar. Denge problemlerinin başlaması ile düşme korkusu oluşur. Bu dönemde transferler (yer değiştirme), postür (duruş), uzanma ve kavrama, denge ve yürüyüş çalıştırılmalıdır.

∇Geç Evre: Bu evrede hasta tekerlekli sandalyede veya yatağa bağımlıdır. Bu dönemde bası yarası, kontraktür gibi etkiler önlenmelidir. Aktif-asistif egzersizler, tekerlekli sandalyede oturuşun ve yatak pozisyonunun düzenlenmesi ve bası yarasının oluşumu önlenmelidir.

1 Yorum

CEVAP VER

Lütfen Yorum Yazınız
İsminizi Buraya Girin