Paget Hastalığı

Paget Hastalığı Nedir?

İngiliz bir doktorun 18. yüzyılda tanımlamasıyla birlikte literatürlerde yerini almış ve günümüze kadar sürekliliğini korumuştur. Paget’in en öz tanımlamasını yapmak gerekirse osteoporozun tam tersi ifadesini kullanmak yanlış olmaz. Ancak bu hastalığa yakalanan kişilerde ilk başta osteoporoz gibi kemik yıkımı olmayacağı anlamına gelmiyor, öncelikle çok fazla kemik yıkımı meydana gelir ve vücut bunun aksine kemik yıkımının yerini doldurmak için kemik yapımını arttırır. Paget’in sorun oluşturma evreleri de tam anlamda burada başlamış oluyor diyebiliriz. Yapılan yeni kemik hücreleri düzensiz ve aşırı olduğu için osteoporoz’da olduğu gibi oldukça zayıftır ve bir o kadar da kırılgandır. Ek­silen kemik dokusunun yerini bağ doku alır. Yoğun bir damar ağıyla kaplı olan bu dokuya kalsiyum tuzları çökmesiyle yeni bir kemik dokusu oluşur. Yeniden oluşan kemik dokusu normal yapısını yitirmiştir ve “Pagetli Kemik” olarak ad­landırılır.

Osteoporoz’a benzemesinin en önemli görülen noktalarından biriside bu kısımdır. Genelde: cranium, pelvis, spinal kord, humerus ve femur gibi uzun kemiklerde tutulmalar gözlenir. Paget dokusun­da bulunan yoğun damar ağı, biçim bo­zukluğu dışında kalan birçok belirtiden sorumludur. Gelişen küçük atardamar (arteriyol) ve kılcal damarlar toplardamarlarla kalbe dönen kanın artmasına ve kalpten birim zamanda pompalanan ka­nın normalin 2-3 kat üstünde olmasına yol açar. Hızlı kan dolaşımı zamanla kalp yetmezliğine, dolaşım yetmezliğine sebep olmaya mahkum hale gelebilir.

Paget çok nadir görülen bir hastalık olmasına karşın genelde erkeklerde görülme oranı kadınlara göre daha fazladır ve yapılan istatistikler sonucunda 50 yaş üzeri erkek bireylerde görülme prevelansı (yaygınlığı) oldukça fazladır.

Paget Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın ilk belirtisi kemik ağrısıdır. Ufak travmalarla meydana gelen kırıklar, eklem ağrıları, sinirlerde ağrı ve kırığın geç iyileşmesi ise daha sonraları ortaya çıkan belirtilerdir. Ayrıca Paget hastalarında inatçı baş ağrısı, baş dönmesi, işitme kaybı, görme bo­zuklukları, kas güçsüzlüğü, konuşma bozukluğu ve felç gibi sinirsel bozuk­luklar da oldukça sık ortaya çıkar. İşitme kaybının asıl sebebi kulağımızdaki küçük kemiklerin etkilenmesinden ileri gelmektedir. 

Paget, açığa çıktıktan sonra oldukça sinsi ve yavaş bir ilerleme kat etmekte. Bu yüzden bireylerde genelde 40-45’li yaşlardan sonra teşhisi konulabilmektedir. 

18. yüzyıldan bu yana Paget Hastalığı dünyamızda tanımı yapılmış bir şekilde mevcut olmasına karşın hala tam bir tedavi söz konusu değil. Ancak hastalığın semptomlarını korumak ve olabildiğince stabilitesini sağlamak üzere çalışmalar mevcut ve de gerekli görüldüğü taktirde hormon takviyeleri, yeri geldiği zamanda cerrahi müdahaleler yapılmalıdır.
Paget Hastalığı bazen tümörlerle de görülebiliyor. Böyle durumlarda yapılan cerrahilerde genelde yaşam süresi 15 ay olarak kısıtlanıyor.

Paget Hastalarında Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Yaklaşımı

Paget hastalarında bizim yaklaşımımız öncelikle hastalarda oluşan büyük ağrı zincirlerini kırmak ve hastalığı stabilize edip hastayı mobil hale getirebilmek. Hastanın uygunluk durumuna bakıldıktan ve gerekli değerlendirmeleri yapıldıktan sonra fizik tedavi ajanlarını da kullanmak mümkündür. Osteoporoz gibi büyük kemik yıkımlarından sonra vücudun yeniden düzensiz ve fazla kemik hücrelerinin yüklenmesini azaltmak ve zayıf olan bu kemik hücrelerinin kırılganlık olasılığını en aza indirgemek için pnf (proprioseptif nöromusküler fasilitasyon) teknikleri ve güçlendirme tekniklerini uygulamak hastalığın ilerleyiş aşamaları için oldukça önem arz etmektedir. 

2018 yılında dijital sağlık alanında teknoloji liderleri ödülünü alan “NHS” nin, Paget Hastalığı için yazılan yazılarda ki yaptığımız çevirilere göre ise; 

Öncelik verilenlerden birisi destekleyici tedaviler olmuş. Bunlar; baston, ortez ya da spinal kort destekleyicileri başlığı altında ele alınmış.

İkincil olarak üzerinde durulan hususlar ise diyet ve beslenme alanında yapılmış. Kalsiyum ve D vitamini kemiklerimizi sağlıklı tutmamıza yardımcı olurlar. Eğer ki paget hastalığınız varsa yeterli Kalsiyum ve D vitamini aldığınızdan emin olmanız gerekmekte.

Yeterli Kalsiyum alınması için önerilen besinlerde;
Sütlü gıdalar, yeşil yapraklı sebzeler ve soya fasülyesi kalsiyum deposu için vücudumuza almamız gerekenlerin başında geliyor.

Yeterli D vitamini alınması için önerilerde ise;
Yeterli güneş ışığına maruz kalmak ve de bazı balık türlerinde bulunan D vitaminlerinden faydalanmak en güzel diyet seçeneği oluşturmamıza yardımcı olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen Yorum Yazınız
İsminizi Buraya Girin